Yapı Market Sektöründeki Tedarik Zinciri Trendleri

Global tedarik zincirinde belirsiz ve bilinmeyen bölgelere doğru işletmeler ve müşteriler birlikte yol almaktadır. Thomas Friedman’ın kitabında anlattığı gibi, dünya daha düz ve yalın hale geldikçe, global tedarik zincirlerindeki risklerin ortaya çıkış hızı ve ivmesi her geçen gün artacaktır.[1]

Yapı market sektöründe global tedarik zincirine baktığımızda işletmelerin; rekabetin yoğun baskısı, sürekli değişen ürün portföyleri, yüzlerce farklı ürün (ev gereçleri, elektrik, halı, mobilya, hırdavat, boya, el aletleri, oto aksesuarları, sıhhi tesisat, bahçe, ahşap, inşaat malzemeleri gibi), sürekli değişen müşteri tercihleri ve kitlesel pazarda ayakta durabilmek için verimli ve düşük maliyetli bir yapı oluşturma çabası içinde olduğu görülmektedir. Bu dev perakende sektöründe, binlerce alt süreçten oluşan daha kapsamlı bir operasyon yapısı karşımıza çıkmaktadır. Yapı market sektöründe rekabet eden işletmeler; rekabetin ve risklerin giderek arttığı bu pazarda birlikte çalıştıkları binlerce farklı tedarikçiyle dinamizmi ve işbirliğini korumak zorundadırlar.

Tüm perakende pazarında olduğu gibi, yapı market sektöründe de teknolojiyle birlikte yeniden yapılanma söz konusudur. Şirketler sadece kendilerinin değil, tedarikçilerinin de yeniden yapılanması ile yakından ilgilenmektedir. Tedarikçileriyle ortak bir teknoloji ve entegre bilgiyi paylaşmak için işletmeler tedarikçi sayılarını azaltmakta ve az sayıda tedarikçi ile uzun yıllar devam edebilecekleri “Stratejik İş Ortaklığı”nı hedeflemektedir. Az sayıda tedarikçiyle yakın ilişki kurmak ve bu stratejik iş ortaklığını uzun yıllar devam ettirmek için modern bilgi işletim teknolojileri alt yapısına yatırım yapmaktadır.[2]

Bu trendlerin öne çıktığı pazarda, yapı market sektöründe tedarik zinciri yönetiminde temel amaç ve öncelikleri şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Stok ve stokla ilgili maliyetlerin azaltılmasını sağlamak,
  • Ürün hatalarını azaltmak,
  • Müşteri tatminini artırmak,
  • Çevrim zamanını azaltmak,
  • Faaliyet maliyetini azaltmak[3]

Bu amaçla, yapı market sektöründe tedarik zinciri trendleri şu şekilde gözlemlenmektedir:

Stokların kolaylıkla izlenmesi ve yönetilmesi: Yapı market sektöründe, pazar şartlarının oldukça değişkenlik gösterdiği göz önünde bulundurulursa, depolama/paketleme/dağıtım maliyetleri açısından stokların etkin yönetilmesi en önemli konulardan biridir. Kurumsal Kaynak Planlaması (Enterprise Resource Planning-ERP) yazılım çözümleri ile firmalar, stoklarını merkezi bir teknolojik alt yapı ile takip edebilmektedir. İşletmeler, tedarikçileri ile ilişkilerini ERP’nin farklı modülleri ile çözme imkânı bulmaktadır. Ürün planlama, satın alma, stok kontrolü, dağıtım, muhasebe, pazarlama, finans ve insan kaynakları modüllerini kullanarak merkezi sistemi tüm tedarik zinciri yönetim sürecine dahil edebilmektedir. Ayrıca, Hızlı Cevap (Quick Response-QR) kod ile yapı market sektöründe, elde bulundurmama durumunun en aza indirilmesi ve talebin en hızlı bir şekilde karşılanması amacıyla, çağdaş bilgi teknolojilerinin kullanılıp çekme esaslı bir anlayışla sipârişten teslîmata olan sürenin, tedârikçi ile perakendeci arasında etkin bilgi paylaşımı sağlanarak en aza indirilmesi sağlanmaktadır. Son bir örnek olarak işletmeler, Malzeme İhtiyaç Planlaması çözümleri ile firmalar hangi ürünleri, hangi miktarda, ne zaman gerekli gibi sorulara çözüm bulabilmektedir.

Kalite kontrolü: Ürünlerde kalite standardının elde edilmesi ve ürün hatalarının giderilmesi, müşteri tatmini ve memnuniyeti için oldukça önemlidir. İşletmeler kalite/hijyen/güvenlik problemlerini tespit ve takip edebilmek için üç boyutlu barkodlar ve Radyo Frekansı ile Tanımlama (Radio-Frequency Identification-RFID) etiketleri kullanmaktadır. Böylece işletmeler, kalite/hijyen/güvenlik standardı sayesinde herhangi bir sorun yaşandığında müşteri memnuniyetsizliğini ölçmekte ve daha sonra müşteri memnuniyetsizliğine yol açabilecek problemlere karşı önlem almaktadır.

Lokasyon:  Yapı sektöründe yer alan işletmeler büyük hacimlerde satış yapabilmek için geniş mağazaları ve otopark hizmeti verebilecekleri geniş alanları öncelemektedir. Müşterilerin rahatça gezebileceği geniş alanlar ve tüm ürünleri kolaylıkla bulabilmesi için karşılaştırmayı kolaylaştıracak raf dizaynına ancak geniş mağazalar ile imkan sağlanmaktadır. Diğer yandan; mağaza satış alanı, mağazada çalışan personel sayısı, yıllık satışlar gibi kriterler göz önünde bulundurulduğunda yapı marketler büyük perakendeci mağazalar sınıfına girmektedir. Çünkü bir yapı marketin ürün karması diğer marketlere göre farklılık göstermektedir. Satılan ürünler -daha fazla yer kaplayan ve dayanıklı mallar olması- nedeniyle, bu tarz marketler 5000 – 6000 m2 üzerine bir alana kurulmuş olmalıdır. Mevsimsel hareketlenmelere bağlı olarak yıllık satış dalgalanmaları da gözlemlenecektir. Yapı marketlerde küçük alımlar toplandığında ortaya önemli miktarlar çıkarken, yüklü alımlar yapı marketlerin stoklarını eritmeleri açısından çok daha önemlidir.[4]

Geniş mağaza ihtiyacı ile stok yönetimi arasındaki bu yakın ve birbirine bağlı ilişkiler tedarikçilerle yakın iletişim kurmayı ve entegre bir sistem kullanmayı zorunlu bir öncelik haline getirmektedir. Ayrıca işletmeler genellikle, nüfusun yoğun olduğu şehirler ile müşteriler açısından gelişmiş ulaşım imkânlarının olduğu lokasyonları tercih etmektedir. Bu şekilde, hedefledikleri pazara erişimleri kolaylaşmaktadır.

Lojistik: Birçok tedarikçiyle ilişkileri dinamik bir işbirliği içinde yönetebilmek için teknolojik lojistik yönetim sistemleri ön plana çıkmaktadır. Lojistik sürecini içe dönük (tedarikçiler) ve dışa dönük (müşteriler) olarak ikiye ayırmamız mümkündür.

İçe ve dışa dönük lojistik süreçlerinde teknoloji, tedarikçiler, üreticiler, diğer müşteriler, partnerler, ilgili aktörler, faaliyetler, fonksiyonlar, süreçler, lojistik sektör ve organizasyonları arasında güçlü bir arayüz oluşturmaktadır. Entegre ve etkileşim içinde bir sistem sağlamaktadır. Bu sektöre hizmet veren teknoloji ve yazılım firmaları; özelleştirilmiş, geniş kapsamlı, esnek, mobil ve analitik çözümler üretmeye ve çözüm ortağı olmaya yönelik açık kaynak web tabanlı yeni yazılımlar (dijital, bulut teknolojisi ve uygulamaları) , müşteri destek yazılımları, teknoloji platformları (CRM, Q2, Q3 ve Q4 uygulamaları, çağrı merkezleri, yardım ve destek masaları, iletişim yönetim sistemleri, e-posta vb.), geliştirici portallar ve otomasyon çalışmaları ve araştırmaları yapmaktadır. [5] Bu gelişmeler, lojistik adına zincirdeki tüm oyuncular arasında dinamik bir ilişki kurulmasını sağlamaktadır. Mesela, ürünü geri çağırma kararında, potansiyel satış kayıpları ile geri çağırma zamanı arasındaki denge lojistik teknolojisiyle yakından alakalıdır.

Personel eğitimi: Yapı market sektöründeki işletmelerde tedarik zinciri önceliklerinden biri de her bir mağazada standart bir personel profiliyle hizmet vermektir. Bu sayede tedarikçilerle ilişkilerin yönetilmesinden müşteri memnuniyetine kadar olan süreçte eğitimli personel katma değer sağlamaktadır. Mağazada çalışacak olan personele; ürün bilgisi, satış hakkında taktikler, sipariş ve stok takibi, mal kabulü, etiketlemenin nasıl yapılması gerektiği, müşteri ilişkilerinin yönetimi, rafa ürün yerleştirme (ürün prezentasyonu) konusunda eğitimler verilmesi satışın daha profesyonel hale getirilmesini sağlayacaktır.[6]

Enerji maliyetleri: Dev işletmelerin öncelikli maliyet noktalarından biri de enerji fiyatlarının yüksek olmasıdır. Enerji fiyatları üzerinden alınan vergilerin bir kez daha vergilendirilmesi maliyetleri olumsuz etkilemektedir. Yine enerjiye bağlı olarak lojistik maliyetleri de işletmeler için olumsuz bir durum oluşturmaktadır.[7] Bu nedenle yapılan yeni yatırımlarda enerji verimliliği öne çıkmaktadır. Kendi enerjisini üretebilmek, yapı marketler için de öncelikli bir gündem haline gelmeye başlamaktadır.

Mağaza dizaynı: Koridor düzenlemelerinde müşterilerin geçiş alanlarının genişletilmesi, rafların yüksekliği ve düzenlenmesi konusunda müşteri taleplerinin dikkate alınması, düzenli ve temiz bir alışveriş ortamı oluşturulması, mağaza içi ferahlığın yanı sıra otopark alanlarının artırılması, çalışma saatlerinin talepler doğrultusunda düzenlenmesi ve kaliteden ödün verilmemesi gibi standartlarla müşteri memnuniyeti sağlanması önemli önceliklerdendir. [8]

Alternatif kanallardan satış: Yapı market sektöründeki perakende şirketleri, internet veya telefon üzerinden de satış yapmaya başlamaktadır. Tedarik zincirinin son halkası olan müşterilere online/telefon satış kanalı ile de ulaşılmaktadır. Örnek: www.bauhaus.com.tr, www.koctas.com.tr

Kaynaklar:

[1] Haksöz, Çağrı. Sağlam Tedarik Zincirleri Tasarlamak. http://people.sabanciuniv.edu/cagrihaksoz/Cagrihaksoz_infomagnisan08.pdf. Erişim Tarihi 5.1.2014.

[2] Capital İş Ekonomi Dergisi, Zincirdeki 5 Yeni Trend. http://www.capital.com.tr/zincirdeki-5-yeni-trend-haberler/15792.aspx. Erişim Tarihi 5.1.2014.

[3] Özdemir, Ali İhsan. Tedarik Zinciri Yönetiminin Gelişimi, Süreçleri ve Yararları. Erciyes Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Sayı: 23, Temmuz-Aralık 2004, s. 87-96.

[4] Mete, Mehmet. Yapı Marketlerde Yönetim ve Organizasyon Sorunlarına İlişkin Bir Araştırma ve Çözüm Önerileri. Süleyman Demirel Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Anabilim Dalı, Doktora Tezi, s.28-29

[5] Karadoğan, Doğan. Lojistik Sektörde Müşteri İlişkileri Yönetimi. http://www.lojistikci.com/?p=6895. Erişim Tarihi 5.1.2014.

[6] Yapı Market Kurulum Danışmanlık Hizmetleri. http://www.yapimarketkurulum.com/?page_id=2. Erişim Tarihi 5.1.2014.

[7] Türkiye Perakendecilik Meclisi Sektör Raporu 2012. http://www.tobb.org.tr/Documents/yayinlar/2012/PerakendecilikMeclisiSR.pdf, Erişim Tarihi 5.1.2014.

[8] Okumuş, Abdullah & Karçiga, Bahar. Yapı Market Müşterilerinin Mağaza Hizmet Kalitesine Yönelik Değerlendirmeleri. İşletme Fakültesi Dergisi, Cilt 7,  Sayı 2, 2006, s. 55-75.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir