Bir Medeniyet Şehri: İsfahan

İsfahan için “Nısfh-ı cihan”, yani dünyanın yarısı denir. Tebrizliler buna karşılık şöyle derler: “Eğer Tebriz olmasaydı?”

İsfahan, İran’ın üçüncü büyük şehri… Köprü ve camileri ile meşhur şehirde çok sayıda tarihi eser bulunuyor. Bulvarı, köprüleri, sarayları, camileri ile İslam kültür ve medeniyetinin izlerini yansıtıyor. “İsfahan’ı görmeden İran’ın kadim kültürü öğrenilmez.” diye bir söz var. Buna Şiraz da eklenmeli.

Modern, temiz, düzenli, huzurlu ve zümrüt yeşili bir şehir İsfahan… Trafik yoğunluğu, Tahran ile kıyaslanamayacak kadar az. Geleneksel İran mimarisine ait birçok esere ev sahipliği yapmakta.

17. yüzyılda yapılan ve dünyanın en büyük meydanlarından sayılan Nakş-ı Cihan Meydanı (İmam Humeyni Meydanı), Dünya Miras Listesi’ne alınmış ve Unesco tarafından korunuyor. Etrafında iç ve dış yapısı baştan aşağıya çinilerle süslenmiş iki büyük camii ile bir saray bulunuyor. Meydanın büyüleyici atmosferi sayesinde, hareket etmeksizin saatlerce kalabilirsiniz. Gece vakti, ışıklar yanıp fıskiyeler açıldığında görüntü muhteşem bir hal alıyor. Firuze renkli kubbeleri ile camiler bir şaheser iken, Siosepol adı verilen ve otuz üç kemerden oluşan köprü, şehrin en popüler eserlerinden biri.

Sokak aralarının dar oluşu ve taştan yapılan evlerin 2-3 kattan fazla olmaması Mardin’i hatırlattı bana. Mihmandarım Mohammed Karim ile şehir turuna önce doğunun en güzel manastırlarından kabul edilen, Ermenilere ait Wank Kathedral ile başladık. Ermenistan ve İran arasında sınır olan Aras Julfa’dan İsfahan’a göç eden Ermeniler tarafından inşa edilmiş burası.  “Vank”, Ermeni dilinde katedral demek. Hassas mimarisi ve kutsal bir yapı olduğundan fotoğraf çekimine izin verilmiyor, mihmandarım buraya ait görselleri daha sonra CD ile temin etti benim için! Bu bölgede, başka Ermeni kiliseleri görmek mümkün… Ayrıca İsfahan’ın eski mahallelerinin ortasında sinagogları da bulunuyor ama Yahudilerin sayısı bir hayli azalmış. İran, bilinenin aksine çok farklı etnik ve dini kimliğin bir arada, barış içerisinde yaşadığı bir ülke.

İmam Camii
Eski adı Mescid-i Şah olan bu yapı, İmam Meydanı’nın güney ucunda bulunuyor. İmam Camii, Şah Abbas tarafından on sekiz yıllık bir çalışma sonucunda 1629’da tamamlanmış. Mescidin içi, dışı İsfahan’ın sembolü haline gelen mavi çinilerle kaplı… Gecenin karanlığında yansıyan ışıklar ile estetik güzelliği doruğa ulaşıyor camiinin. İç yapıda muhteşem bir akustik var. Küçük bir ses dahi büyük bir yankı bulmakta… Kendinizi açıkça ifade edebilir, halka sesleniş yapabilirsiniz. Bilimsel araştırmalar sonucunda, kırk dokuz çeşit yankının olduğu hesaplanmış, bunlardan ancak on iki tanesi insan kulağı ile algılanabiliyormuş.

Ali Gapu Sarayı (Kakh-ı Ali Qapu)
Kelime anlamı “Ali’nin Kapısı” olan bu saray, 1597 yılında Şah Abbas’ın emriyle yapılmış. Özel motifli süslemelerden oluşan saray, altı katlı yapısıyla meydanın tam ortasında yer alıyor. “Mübarek Nakş-ı Cihan Devlethanesi” ve “Kasr-ı Devlethane” şeklinde isimlendirilen bu saray, Safevî Dönemi’ne ait kendine özgü saray mimarisi barındırıyor. Vakti zamanında Kraliyet Ailesi, bu saraydan meydandaki faaliyetleri, şenlikleri izlermiş. En ilgi çeken yeri ise, on sekiz ince ve zarif sütun üzerinde yükselen terasıdır. Buradan meydanın genel görünüşünü seyredebilir, kendinizi meydanın hâkimi zannedip emirler yağdırabilirsiniz (!) Sarayın iç odalarındaki tasarım görülmeye değer.

Chehel Sotoon Sarayı (40 Column Palace)
Ali Gapu sarayının arkasındaki park içerisinde Chehel Sotoon sarayı yer alıyor. Aslında yirmi sütun var, yirmisinin gölgesi havuza yansıdığından “Kırk Sütun” denmiş adına. Estetik bir görünüme sahip sütunlar, sizleri içeri buyur ediyor. Müze olarak tasarlanan iç yapıda, tarih boyunca o bölgede yapılan savaşların figürleri yer alıyor. Çaldıran Savaşı ve Şah İsmail’in I.Selim’e mağlup oluşu gösteriliyor. Mağlubiyet sebebi olarak, Safevî Devleti’nin ateşli silah kullanmayışı gösteriliyor. Her ne kadar mağlup olsa da Şah İsmail, büyük bir kahraman olarak resmedilmiş.

NOT: Bu yazı Kandil Dergisi, Nisan 2012 sayısında yayımlanmıştır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir