Beş Sevgi Dili – Gary Chapman

Sizin için değerli olan bir eşya, durum, olay karşı taraf için hiçbir şey ifade etmeyebilir. Ergenlik çağında ya da daha öncesinde, hemen hemen herkes tecrübe etmiştir bu davranışı… Buradaki temel husus, ihtiyaç ve düşüncelerin karşıdaki kişi tarafından net olarak anlaşıl(a)mamış olmasıdır. Özellikle sevgi ihtiyacının karşıki taraftan doğru bir şekilde anlaşılması önem arz etmektedir. İnsanların gerçek sevgiyi bulmaları için çalışmalar yapan dünyaca ünlü Dr. Gary Chapman, 1992’de “Beş Sevgi Dili” isimli kitabını yayınlar. 6 milyonun üzerinde satış yapan bu kitap, 38 dile çevrilir ve uzun bir süre en çok satanlar listesinde yer alır. 2004 yılında ise çalışmasını geliştiren Chapman, kitabın yeni baskısını çıkarır.

Chapman’ın temel görüşü şudur: “İnsanların sevgi dilleri birbirinden farklıdır.” Eğer sevgi iletişiminde etkili olmak istiyorsak, öncelikle eşimizin/karşımızdaki kişinin baskın sevgi dilini keşfetmek ve öğrenmek zorundayız.

Chapman, insanların sevgi dillerini 5 farklı şekilde ifade ettiklerini düşünüyor: “Onaylayıcı kelimeler, kaliteli zaman, hediye alma, hizmet eylemleri, fiziksel temas.” Kitapta beş sevgi dili ile ilgili pratik uygulamalar mevcut. Özetle, bu sevgi dillerini açıklamak gerekirse;

Kimi insanların sevgi ihtiyacı, onaylayıcı kelimeler ile giderilir. Örneğin; “Bu giysiler içinde harika görünüyorsun!”, ya da “Ah! Bu elbise üzerinde çok güzel durmuş!” gibi.

Kaliteli zaman geçirmek, birliktelik anlamına gelir. Sözü edilen fiziksel yakınlık değil; karşılıklı ilginin odaklanması demektir. Sevildiğini hisseden bir eşle yaşamak ve onun baskın sevgi dilini doğal bir şekilde konuşmayı öğrenmenin vereceği zevk, hiçbir şeye değişilmez.

Hediye alıp vermede en önemlisi, kendinizi hediye etmenizdir. Bunun en etkili yolu, yanında olmaktır. Nikâh masasında iyi ve kötü günde denmesinin bir sebebi olsa gerek (!) Buna ek olarak Chapman , “Hediye Fikirleri Defteri” tutulmasını salık veriyor.

Hizmet eylemleri, birlikte olduğunuz kişinin hoşuna giden şeyleri yapmak anlamına gelir. Örneğin; arabayı yıkamak, yemek pişirmek, yatak odasını boyamak gibi şeyler hizmet örneklerinin kapsamına girer.

Sonuncu sevgi dili ise fiziksel temas. Yapılan araştırmalara göre, dokunarak sevilen, kucaklanan ve öpülen çocukların duygusal yönleri, uzun süre boyunca fiziksel temastan mahrum kalan çocuklara oranla daha güçlü gelişiyor.

Chapman, “Bir erkeğin kalbine giden yol, midesinden geçer.” sözüne de açıklık getiriyor: “Birçok erkek, bu inanca sahip kadınlar tarafından sağlıksız bir şekilde şişmanlatılıp sağlıklarından mahrum bırakıldı. Eskilerin ‘fiziksel kalbi’ değil, ‘erkeğin romantizm odağını’ kast ettikleri şüphesizdir.”

İlerleyen sayfalarda, sevgi dilinizi ortaya çıkarmada yardımcı olacak bir test yer alıyor. Kitabın sonunda ise Chapman, amacını dile getiriyor: “Bu kitap, evliliği inceleyenlere değil; evli olanlara, âşık olanlara, birbirlerini mutlu etme hayaliyle evliliğe başladıktan sonra gerçek hayatın akışında bu hayali tamamen kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya gelenlere hitaben yazdım.”

Kitabı okuyunca yüzde yüz mutlu olacağınızı söyleyerek sizlere pembe bir tablo çizmek istemiyorum ama sizin ve karşıki kişinin sevgi ihtiyacının ne olduğu ve bunun nasıl giderileceği hakkında ufak da olsa bir adım atabileceğinizi düşünüyorum.

1 Yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir