12 Pazarlama Ustasından Pazarlama Dersleri – Laura Mazur&Louella Miles

Dünyanın değişik bölgelerinden birbirinden değerli 12 pazarlama gurusu ile yapılmış röportajlardan oluşmuş bir kitap. Laura Mazur and Louella Miles’ın hazırladığı bu kitap sayesinde, pazarlama gurularının geçmişten bugüne yaşadıkları evreleri ve güncel konular hakkında görüşlerini öğrenmiş bulunuyoruz.

Kitaptan aldığım notlar ve yorumlarım:

Philip Kotler (Pazarlamanın Kurucusu)

* Ben pazarlamanın, ekonominin bir bölümü olduğuna ve iktisat teorisini zenginleştirdiğine inanıyorum. Tüketicilerin, faydayı maksimize edecek ürünleri seçtiğini söylemek çok şey anlatmaz. İktisatçılar, pazaryerindeki oyuncuların karmaşık dinamiklerini aşırı derecede basite indirgiyor.

* Fikirlerimi yaymak suretiyle bir marka haline geliyorum.

* Basit şekliyle, pazarlamacıların talep ve marka yarattıklarını, satışçıların ise sipariş aldıklarını söylerim.

* Hizmet etmek istediğimiz pazarları ve pazar segmentlerini dikkatli bir şekilde seçmek ve üstün bir değer yaratmak, temel mesajım olmaya devam ediyor.

* Kaybeden şirketler, bürokratik ve kibirli bir şekilde faaliyet gösterenlerdir. Bunlar, pencereden dışarı bakmaktansa aynada kendilerine bakarlar. 100 yaşını geçen GM’in, Mayıs 2009’da batması en güzel örnektir.

* Bana göre pazarlama, başka insanların gereksinimlerinin farkına varma, bunlara hizmet etme ve bunları tatmin etme konusunda güçlü bir bakış açısı sunuyor.

* Dünya görüşümü; sadece kendi yaşam kalitemi değil, daha az şanslı olan insanların yaşam kalitesini de artırmak.

Jean-Claude Larreche (Pazarlama Strateji Ustası)

* Eğer felsefe, matematik yada fizik öğretiyorsanız bilgiyi aktarırsınız; ancak “işletme” söz konusu olduğunda bizim farklı olmamız gerekiyor. Bilginin ötesine geçmeliyiz, davranışları değiştirmeliyiz ve insanlara daha iyisini yapmaları konusunda yardımcı olmalıyız.

Regis McKenna (Teknoloji Vizyoneri)

* Yıllar boyunca elde ettiğim başarıların “doğru zamanda doğru yerde olmak”la çok alakası var.

* Pazarlama için yeni paradigmalar geliştirmek önemli: gerçek zamanlı, sürekli irtibat halinde olan, tepki veren ve dinamik bir şekilde adapte olan bir pazarlama.

* Bence google’ın yazılım uzmanları, pazarlamacılarından fazladır.(Pazarlamacılar, pazarlamanın bir teknoloji haline geldiği gerçeğini görmezden geliyorlar.) Teknolojisini, tüketiciler ile üreticileri buluşturmak için kullanıyor. İnternetteki tüketici trafiği artıyor. Pazarlamacıların henüz tam olarak anlayamadıkları şey ise, bu yeni araç yoluyla tüketicilere uzun süreli, bağlılığa dayalı ilişkileri nasıl geliştirecekleridir.

* Tüketiciye ulaşmak için daha farklı yöntemler görüyoruz; ancak mesajlar o gürültülü patırtıda ve kaosta kaybolup gidiyor. Farklı becerileri ve yetenekleri olan daha yaratıcı kaynakların yaratıcı yazılım kampanyaları sunacakları günleri göreceğiz. Daha fazla reklam ajansının “yazılım şirketi” haline geldiğini göreceğiz.

* Şu anda IBM’in işlerinin yarısından fazlası “yazılım ve hizmet” üzerine. Öncelikli olarak bir donanım firmasından bir yazılım ve hizmet şirketine doğru olan bu geçiş çarpıcı oldu.

* Konumlandırma; pazaryerinden ve müşterilerden gelir, bir danışmanın toplantı odasından değil.

John Quelch (Küresel Pazarlama Otoritesi)

* İnsanlarla etkileşim sağlaması ve derslerde ne olacağının tahmin edilmemesi nedeniyle vaka incelemelerini kullanarak ders vermek hoşuma gidiyor.

* Hükümetlerin doğrudan yabancı sermayeye olan bağımlılıkları nedeniyle küresel şiddetlere karşı çıkamadıklarını iddia edebilirsiniz. Ancak bunun başka, daha güçlü bir açıklaması şu: Küresel şirketlerin, o ulusal hükümetlere yerli şirketlerin performansı için yeni standartlar ve beklentiler belirleme konusunda yardımcı oluyor olmasıdır.

* Ambidekströz =hem sol hem de sağ elini ustalıkla kullanabilen kişi demektir.

* Kişinin pazarlamada bir kariyere uygunluğunu değerlendirirken açık konuşmak gerekirse hala, o kişinin insanları içtenlikle sevip sevmediğini ve onlara merakının olup olmadığını belirlemeye çalışırım.

Al Ries (Konumlandırmanın Öncüsü)

* Günümüzde reklamcılığın rolü ve işlevi, en azından bizim düşüncemize göre, insanların zihinlerini değiştirmeden onların bir marka ile ilgili zayıf fikirlerini güçlü bir hale getirmektir.

* GE bir şeyler öğrenmek için iyi, kalmak için kötü bir yerdi. Mühendis olmayanların GE’de herhangi düzgün bir şeyin yöneticisi olmasına karşı çok kesin bir önyargı vardı.

* Eğer bütün şirketler bir şeylere odaklanmış olsalardı, herhangi tek bir şirket için etkili birpazarlama stratejisi geliştirmek zor olurdu. Rekabet çok güçlü olurdu. Az sayıda şirketin gerçek anlamda odaklı olması muazzam olanaklar ve muazzam bir potansiyel sağlıyor. Gerçekte, evrensel olarak kabul görmüş bir kavramın ne değeri var? “Biz müşterimizi severiz” çok sayıda şirketin iddiasıdır. Kim bu kavrama karşı çıkabilir ki? Peki bu kavramın değeri nedir? Çok az. Kim bu tür bir genellik üstüne güçlü bir şirket kurabilir? Evrensel olarak kabul edilen pazarlama kavramlarını herkes uyguluyor. Ancak hiçbir şirket, güçlü bir strateji oluşturmak için bunları kullanamaz.

* Başarılı pazarlamacılar sadece algılarla uğraşanlardır. Hayatta ya da pazarlamada önemli olan tek şey budur.

* Dell, odak noktasını kişisel bilgisayarları telefonla doğrudan satarak daralttı: Basit, güçlü ve etkili.

* Bir marka ismini özellikle de Kodak gibi muhtemel alıcıların zihinlerinde derin bir yer etmiş olan bir markanın ismini kaydıramazsınız. Peki ne yapmalı? Digital pazara hitap eden ikinci bir marka yaratmalıydı. Bu, en yüksek fiyatlı otomobil pazarına girmek için Lexus markasını yaratarak Toyota tarafından başarılı bir şekilde kullanılmış bir stratejidir. Lexus, Amerika’nın en çok satan lüks otomobil markası haline geldi.

* Fortune dergisi tarafından “Asrın Yöneticisi” olarak zikredilen Jack Welch, eşi ile birlikte yazdığı son kitabı Winning’te, “İK’nın yöneticisi, herhangi bir örgütteki ikinci en önemli kişi olmalıdır.” Pazarlama hakkında hiçbir şey söylemiyor.

* Pazarlama bugün sorun yaşıyor. Şirketlerin başarısı ya da başarısızlığında pazarlama işlevi çok az itibar görüyor. Odak noktası pazarlama değil, yönetim oluyor. Ama bana kalırsa bir şirketin en önemli işlevi, pazarlamadır.

* Çok iyi bir pazarlamacı olmak için, genel olarak iş dünyası hakkındaki her şeyi bilmeli ve belirli bir endüstri ile ilgili olarak da detaylı bir bilgi birikimi kazanmalısınız.

* Pazarlama taktikleri her yıl daha iyi hale geliyor (yeni teknolojileri hızlı kullanma); ama stratejiler buna ayak uyduramıyor. Pazarlamacılar sıklıkla yönetimleri tarafından dikte edilen stratejileri kabul etmek durumunda kalıyorlar. Pazarlama profesörü olsaydım, pazarlama taktiklerine “A”, pazarlama stratejisine ise “C-” verirdim.

* İş dünyası ve pazarlamanın iyi yönlerinden biri, daima öğrenecek yeni şeylerin olması.

Don Schultz (Bütünleşik Pazarlama İletişiminin Öncüsü)

* Herhangi bir şirkete gidip de üst yönetime şirketin en iyi 10 müşterisinin kimler olduğunu sorduğumda hiçbir fikirlerinin olmadığını görüyorum. Üst düzey yöneticiler, maddi varlıkların idaresine odaklanmışlar, müşterilerine değil.

Patricia Seybold (Müşteri Deneyimi Uzmanı)

* Önde gelen ve bir şeyler konusunda gerçekten tutkulu olan müşterilerle iş yapmak. Bu müşterilerin şirketinize gerçekten bağlı olmasını sağlayın ve bunu sadece yılda iki kere yapılan anket çalışmaları yada kullanıcı grubu toplantılarıyla yapmayın. Bunun için en iyi uygulamalardan bir tanesi, en iyi 200 ya da 300 müşterinizden oluşan bir online topluluk oluşturmak. Böylelikle, fazla para harcamaksızın söz konusu müşterilerinizi işin içine katabilir ya da teşvik edebilirsiniz. Görüşlerinin dinlenmesine bayılırlar.

Jack Trout (Konumlandırmanın Öncüsü)

* Japonlar, üretim ve teknolojide gerçekten çok iyiler; ama pazarlamada çok kötüler, çok dar kafalılar. Toyota şirketi bir istisna.

* Biz, tür çeşitlendirmesi ve bir marka yaratıp bunun pek çok şeyi birden temsil etmesi yerine bir şeye ve bir fikre odaklanmak ve onunla devam etmeyi savunduk. Ama yine, şirketleri bunu yapmaya iten şey… Wall Street. Nasıl büyürüm? Nasıl daha büyük olurum? baskısı ile şirketleri birden fazla sektöre körü körüne dalmasına yol açıyor.

* Pazarlama dünyasındaki en büyük sorun, “herkes için, her şey olma”ya çalışmaktır.

* Bence şirketlerin anlamaları gereken en önemli şey, farklılaşma. Bir pazarlamacı, farklılaşmanın gücünü gerçekten anlamalıdır.

* İşimi yapmanın kilit noktası ve bunda iyi olmamın sebebi kavramsallaştırma ve bunu hızlı bir şekilde yapabilme becerisidir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir